Beş Soru, Beş Cevap #3

Beş Soru, Beş Cevap yazı dizisi, yazdıkları basılmış, ya da televizyonlarımızda yer etmiş yazarlara ulaşıp sorduğumuz beş minik sorudan ve onların verdikleri cevaplardan oluşmakta. Bu haftaki konuğumuz ise Melissa Hunter.

Melissa Hunter Amerikalı bir komedyen oyuncu/yazardır. Kendisinin çalıştığı uzun projeler listesinde belki de en rahat bilebileceğiniz, bendenizin de ayıla bayıla izlediği Adult Wednesday Addams serisi olmakta. Kendisi şu an, Netflix dizisi Santa Clarita Diet’ın ikinci sezonunda yazarlık yapıyor. Kendisini buradan takip edebilirsiniz!

1 – Tek kelime bile yazmanızın mümkün olmadığını hissettiğiniz durumlarda kendinizi nasıl cesaretlendiriyorsunuz? Yoksa o anın geçmesini mi bekliyorsunuz?

Bu bana her zaman oluyor! Ben mükemmeliyetçiyim ve dolayısıyla kelimelerimin tam olarak doğru olmasını istediğim zamanlarda bununla mücadele ediyorum. Bu yüzden bu düşünceye kapıldığım zamanlarda kendime “kötü versiyon”u yazdırıp kağıt üzerine ne geçirebilirsem geçiriyorum. “Buraya şaka gelecek” şeklinde olsa bile. Taslak tamamladığında ise, berbat olsa da, geriye dönüp düzeltmek çok daha kolay.

Ama eğer hala zorlanıyorsam, bilgisayarımı kapatıp yürüyüşe çıkıyorum. Ekrandan uzaklaşmak her zaman beynimi Twitter’da dolaşmanın yapamayacağı kadar çok ferahlatıyor.

2 – Yazma süreciyle ilişkilendirdiğiniz bir şarkı var mı, mesela hikayedeki belirli bir nokta için belirli bir şarkı? Eğer varsa, bizimle paylaşabilir misiniz?

Spesifik bir şarkı yok ama sözleri olmayan şarkılarla yazmayı tercih ediyorum. Yazmak için daha sakin bir ortamda, Explosions in the Sky’ı seviyorum. Yoğun bir dönemde veya zamanımın daraldığını hissediyorsam, Rodrigo Y Gabriela’yı seviyorum.

3- Gece geç saatlerde yazmak mı yoksa gündüz mü?

Yazmak için sabah, fikirler için akşam. İnternete bakmadan en az bir saat önce yazmaya çalışıyorum. Bu benim için dünyaya saplanıp kalmadan rahat bir düzleme ulaşmanın yolu.

Nihayet geceleri de yatmadan önce fikirlerimi bir not defterine yazmayı seviyorum. Daha az baskıyla daha samimi hissediyorum.

4- Hikayeden önce karakteri mi yaratıyorsunuz, yoksa karakterden önce hikayeyi mi?

Kesinlikle hem hikaye, hem de karakterlere yönelik fikirler üretiyorum ama karakterlerin yönlendirdiği hikayelere inanan biriyim. Dolayısıyla hikayenin ana fikrini önce bulduysam, kahramanı daha fazla geliştirmeden hikayeyi zorlamıyorum. Açık bir bakış açısı ve güçlü isteklerle karakteri bir defa ete kemiğe büründürdüğünüzde, onu her duruma sokabilirsiniz ve ne yapacaklarını bilirsiniz.

5- Genç yazarlara söylemek istediğiniz şeyler var mı?

Yazmaya başladığım zaman, yoluma çıkan kişi genelde kendim oluyorum. Asla yeteri kadar iyi olmayacağı korkusuyla yazmayı bırakıp işlerimi tekrar değerlendirirdim. Başlangıçta hala öğreniyorsunuzdur ve sonuçtan mutlu olmamanız normal bir durum. Hepsi sürecin bir parçası.

Yani korksanız bile, işinizi ortaya koyun. Senaristseniz, projenizi çekin. Düz yazı ya da şiir yazıyorsanız, yayınlayın. Her zaman mükemmel olmayacak ama sizin olacak. Dış dünyaya ne kadar çok şey verirseniz, o kadar çabuk işinize bağlanan bir kitle yakalarsınız.

<< Röportajın Orijinali İçin Okumaya Devam Ediniz >>

1- How do you encourage yourself to write in the moments where you feel like you cannot possibly write a single word? Or do you wait for that moment to pass?

This happens to me all the time! I’m a perfectionist so when I struggle with this, it’s usually because I want my words to be exactly right. So when I get into that thought pattern, I make myself write “the bad version” and just put whatever I can on paper. Even if it’s “insert joke here.” Once a draft is done, even if it’s a mess, it’s so much easier to go back and refine.

But if I’m still having a hard time, I will close my computer and go for a walk. I find that getting away from a screen can really open up my brain in a way that scrolling through Twitter never will.

2- Is there a song you associate with the writing process, for example a specific song for a specific break through in a story? If there is, would you mind telling us what it is?

Not a specific song, but I do prefer writing to music without lyrics. When it’s a more calm flow of writing, I love Explosions in the Sky. When I’m feeling like I’m on a roll or under a deadline, I love Rodrigo Y Gabriela.

3- Writing during late night, or in the morning?

Morning for writing, night for ideation. I try to write for at least an hour before looking at the internet. It’s a way for me to not feel bogged down by the world yet and get into a nice zone.

And then at night, I like writing ideas in a notebook before bed. It feels less pressured and more intimate.

4- Do you create the character before the story itself, or vice-versa?

I definitely have come to ideas both through story and character. But I am a big believer in having the character drive the story. So if I come up with a premise first, I won’t break the story further without developing the hero. Once you have a character fleshed out, with a clear point of view and strong wants, you can place him/her in any situation and you’ll know what they will do.

5- Is there a few words you’d like to say to young writers out there?

When I started writing, the person that got in my way the most was me. I would second-guess my work, put off writing out of fear that it would never be good enough. In the beginning, you are still learning and it’s okay if you’re not always happy with the outcome. It’s all a part of the process.

So put your work out there, even if you’re afraid. If you’re a screenwriter, shoot your project. If you write prose or poetry, post your work. It won’t always be perfect, but it will be yours. And the more you bring in the outside world, the sooner you’ll find an audience who connects to your work.

Çeviri için dostumuz @ConsultingVet‘e çok teşekkür ederiz ^_^

matematikli mühendis, fahri iskoç.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir